Favoriye Ekle
Paylaş
Osmanlı Türkçesine Giriş Osmanlı Türkçesi Külliyatı - 1 - 1

Osmanlı Türkçesine Giriş Osmanlı Türkçesi Külliyatı - 1

%35
490 TL
319 TL
PEŞİN FİYATINA
Favoriye Ekle
Fiyat Alarmı
DilTürkçe
Sayfa Sayısı456
KapakKarton
Kağıt Tipi2.Hamur
Ebat165 X 235 X 165
(0)

Osmanlı Türkçesine Giriş Osmanlı Türkçesi Külliyatı - 1

Biraz geç kalmış da olsa, ülkemizde her geçen gün hayat damarımız olan Osmanlı Türkçesi'ne olan ilgi ve ihtiyaç kendisini daha fazla hissettirmeye başladı. Bu güzel his ve arayışın artık el yordamıyla değil, daha ilmî ve elle tutulup gözle görülür hale geçerek devam etmesinin zamanı da gelmiştir. Batılılar 1880'li yıllardan sonra, daha Osmanlı Devleti ayakta iken Osmanlı Türkçesi'ni öğrenmek ve öğretmek, bu arada keşfetmek üzere iyi çalışmalar yapmışlardır. Cumhuriyet devrinde ise bu sahada bu aziz millete bu işin dersini verecek duruma gelmeleri ve özellikle diplomatika ve siyakat yazıları hakkında ortaya koydukları eserler bizleri mahcup edecek seviyededir.Osmanlı Türkçesi'nin kaideleriyle birlikte; nesih, rik'a, divanî ve siyakat gibi kalemlerini esas alarak bütün devir ve konularını içeren bir külliyatını hazırlamak yirmi seneden beri düşünüp durduğumuz bir hedefimizdi. Zira geniş çaplı Osmanlı kültür eserlerine bir kapı açabilme yolunda metin ve mantığı uyumlu böyle bir giriş, bir anahtar hazırlamak mutlaka gerekli görünüyordu.Hâlbuki böyle bir çalışma ne Osmanlı devrinde ve ne de ondan sonra teşebbüs edilebilmiş bir hamle değildi, bu bakımdan da heyecan vericiydi. Bugün bu hususu çalışmada bize cesaret veren şeyler; çeyrek asırlık bir Osmanlı Arşivi tecrübesi ve Arapça ve Farsça hakkında hasbelkader bilgimizdi. Ancak bu cesaret yeterli gelmiyordu; biz de projemizi işin ehli değerli dostlarımıza ve Çelik Yayınları'na sunduk. Onlar da bu çalışmaya bizi teşvik ederek bilgi ve teknik bakımdan destek verdiler. Yer, zaman ve şartlar bundan daha iyi olamaz diye düşündük ve istişareler neticesi bu zor işe giriştik. Önce nesih yazısıyla kaide ve metinler kitabını külliyatın birinci cildi yaparak Osmanlı devleti ve kültürü ve yazılarını ayrı ayrı ele alan böyle bir eseri tamamlamaya niyet ettik.Böyle büyük bir işe teşebbüs etmenin pek kolay olmadığının farkındayız; zira bazı kaideleri vermekle beraber, ortaya tam olarak bir gramer kitabı koymuyoruz. Bununla beraber Osmanlı Türkçesi kullanıldığı sahası ve gelişme devirleri itibarıyla son derece geniş ve derindir. Bu uzun devirler içinde imlanın kendine göre değişme ve gelişmeleri vardır. Bununla beraber nesih ve rik'a belki çok alışılmamış bir yazı stili değil, ama divanî ve siyakat gibi yazılar bir bakıma ihtisas yazılarıdır. Ancak böylesine geniş bir kültürden istifade etmek bu yazıları öğrenmekten geçiyordu. Bütün tereddütlere rağmen, kendi kültürünün dilencisi durumuna düşmüş bir milletin bir ferdi olarak bunu icra sahasına koymak bizim için bir vazifeydi.Osmanlı Türkçesi denince; Osmanlı Devleti zamanında, bir tarife göre de 1908 tarihine kadar kullanılan Batı Türkçesi akla gelir. Biz Osmanlı Türkçesi tabiriyle Arap asıllı eski yazı veya daha yaygın ve mantıklı tabiriyle; İslâm harfleriyle yazılı Osmanlı Türkçesi'ni kastetmiş olacağız. Böyle bir çalışma ile neyi elde edeceğimiz meselesi burada anlatılabilecek bir konu olmadığından, bu sorunun cevabını vermek üzere de 'Varlığımız ve Birliğimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Tarihi Derinliği' adlı eserimizi bastırmış bulunmaktayız. Zira ele aldığımız dil ve onun yazıları Bosna'dan Yemen'e, Kırım'dan Doğu Türkistan'ın doğu ve batısına kadar asırlar içinde yazılıp konuşulmuş bir lisandır.Bizim yaptığımız bu naçiz çalışma bu sahada ne ilktir ve ne de son olacaktır. Bu hususta şimdi hayatta olan ya da olmayan, her kimin ne kadar emeği geçmiş ise bizce tebrik ve takdire şayandır. Ancak biz bu eserle farklı ve yeni ihtiyaçları gözeten bir mantıkla yola çıkmış bulunuyoruz. Gayemiz; Osmanlı Türkçesi'nin kendi yazısı ve mantığı içinde öğrenilmesi ve müşküllerinin yine kendi içinde çözülmesini temin etmektir. Bu durumda dile Osmanlı devrinde nasıl yaklaşıldığı bizce mühimdir ve bu hususta yazılmış eserlerin çoğuna ulaştık. Bununla beraber şunun da farkındayız ki; biz artık bir asır öncesinde değiliz, bulunduğumuz zaman ve şartları da göz önünde bulundurmalı ve ona göre bir usul geliştirmeliydik. Neticede bulduğumuz usul; kendilerine yabancı bir dil olan Osmanlı Türkçesi'ni kendi çocuklarına öğreten İngiliz ve Fransızlarla, kendi evladına yine kendi dilini öğreten Osmanlıların birbirini tamamlayan ortak şeklidir.Bizce bütün mesele zor olanı hasbelkader kolaylaştırmak ve kapalı olanı mümkün mertebe izah edebilmektir. Ancak şunu da biliyoruz ki, bu işi lüzumundan fazla basitleştirmek veya öyle göstermek, onu yozlaştırmak ve ayağa düşürmekten başka bir mâna ifade etmez. Bu sahada hasbelkader çalışmaya niyetli olanlar, bu dilin ve yazıların eski bir tarihi, derinliği ve geniş bir coğrafyası bulunduğunu göz önüne almalıdırlar. Böylesine mühim bir konuyu dar mânada mahalli bir mesele olarak görmek doğru değildir. Diyebiliriz ki; ele aldığımız bu konu fevkalade kıymetli ve bir o kadar da gayret isteyen bir meseledir. Öyleyse buna bir camcı ve çömlek ustasının gözüyle değil, bir kuyum ustasının değerli taş ve madenler karşısındaki hassasiyeti, bilgisi ve usulleriyle bakmalı ve görmeliyiz.Osmanlı Türkçesi'nin ekseriyetle Türkçe ve yine kendi malımız olarak kabul etiğimiz Arapça, Farsça ve diğer dillere ait kelimelerden teşekkül ettiği bir gerçektir. Bununla iftihar etmekle beraber, bu dilin imla usulünü tatbik ve sözü anlama hususundaki kaideleri bilmeye ihtiyaç olduğunu da bileceğiz. Eskiler dile giren Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri bozarak yazmaya hakkımız olmadığını söylerlerdi. Bütün mesele evvela imlayı 18. ve 19. asır Babıâli kâtiplerinin tutarlı ve oturaklı haliyle becerebilmektir. Buna Şemseddin Sami'nin Kamus-ı Türkî adlı eserinin imlası demek de mümkündür. Ancak metin okumalarında eskiye girildikçe durumun değişeceğini de bileceğiz. Zira daha eski eserler imlanın henüz oturmadığı devirlere aittirler. Bununla beraber devletin son zamanlarında imlanın farklı sebeplerle bozulduğunu da görmekteyiz....
Benzer Ürünler
Küçük Şeyler
Yeni
Letaif-i Hace Nasreddin
Yeni
Kategoriye Göre Alışveriş Yapın
Sıkça Sorulan Sorular
Evet, Beka Kitap'ta satışa sunulan tüm eserler lisanslı ve yetkili yayınevlerinden temin edilmektedir. Hiçbir ürünümüz korsan veya izinsiz baskı değildir. Her sipariş, yayınevinin orijinal baskısı olarak kapınıza ulaşır.
Katalogumuzda yer almayan eserleri bulmak için müşteri hizmetlerimizle iletişime geçebilirsiniz. Stok durumuna ve yayınevinin temin imkânına göre özel sipariş alabilmekteyiz. Temin süresi kitaba ve yayınevine göre değişiklik göstermektedir.
Evet. Külliyat ve çok ciltli set ürünlerinde kredi kartıyla taksitli ödeme seçeneği sunulmaktadır. Ödeme adımında geçerli taksit seçeneklerini kartınıza göre görebilirsiniz. Peşin ödemelerde ek indirim uygulanmaktadır.
Teslim tarihinden itibaren 14 gün içinde, ürün açılmamış ve hasarsız olmak kaydıyla iade hakkınız mevcuttur. Soru bankası, çözümlü kitap ve ambalajı açılmış ürünler iade kapsamı dışındadır. İade talebiniz için müşteri hizmetlerimizle iletişime geçmeniz yeterlidir.
Siparişler genellikle 1-3 iş günü içinde kargoya verilmektedir. Belirli bir tutarın üzerindeki siparişlerde ücretsiz kargo uygulanmaktadır; güncel eşik değeri sepet sayfasında görüntülenebilir. Kargo takip bilgisi, sipariş onayının ardından e-posta ile iletilir.
Çocuk kitapları kategorimiz yaş gruplarına göre ayrılmıştır. Peygamber kıssaları, ahlak hikayeleri, dua ve ibadet konularını ele alan eserler farklı okuma seviyelerine göre filtrelenebilir. Ürün sayfalarındaki "Tavsiye Edilen Yaş" bilgisini inceleyerek çocuğunuza en uygun eseri kolayca seçebilirsiniz.
Basılı kitaplar Türkiye'de KDV'den muaftır (%0). Fiyatlarımız KDV dahil olup faturanızda ayrıca KDV tahsil edilmez. Bu nedenle sitede gördüğünüz fiyat, ödeyeceğiniz nihai fiyattır.
Evet, sipariş notuna hediye olduğunu belirtmeniz yeterlidir. Ürününüz özenli bir şekilde paketlenerek gönderilir. Fatura alıcıya değil, tarafınıza iletilir. Özel not eklemek isterseniz sipariş sırasında not alanını kullanabilirsiniz.
Beka Kitap olarak yalnızca fiyat değil, güven sunuyoruz. Tüm ürünlerimiz orijinal baskı güvencesiyle satılır, korsan veya izinsiz baskıya yer verilmez. Ayrıca özenli paketleme, hızlı kargo ve satış sonrası destek ile alışveriş deneyiminizi eksiksiz tamamlıyoruz. Hayata değer katan bir kitap, değerinde alınmayı hak eder.
T-Soft 360 Logo T-SOFT E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır