Siyer İlim Tarih Dergisi 6. Sayı
SİYER (AKTÜEL) DERGİSİ'NİN 6. SAYISI ÇIKTI 3 AYLIK İLİM, TARİH ve KÜLTÜR DERGİSİ Nisan- Mayıs- Haziran / Sayı: 06 Ah! Mine'l-Adâlet Dergimizin 2018 yılının ilk sayısın¬dan itibaren ülkemizin ve İslâm dünyasının genel gidişatının bir değerlendirmesi olabilecek, yaşanan ha¬diseleri Kur'ânî bir perspektif ve nebevî bir bakış açısıyla ele alabileceğimizi dü¬şündüğümüz bazı kavramlar üzerinden konuları ele almaya çalışmıştık. Geçen sayımızda malumlarınız "cihad" kavra¬mını gündeme taşımıştık. Bu sayımızda da kapak ve dosya konusu olarak "Adâ¬let" kavramını işlemeye çalıştık. Hiç şüphesiz adâlet gibi kendisine bu kadar değer ve önem atfedilmesine, her türlü alanda birbirinden farklı, ama her birisinde vazgeçilmezliğine ve değerine vurgu yapılarak övülen; bunun ile birlikte uygulama noktasında ve güncel hayatta karşılığı bir o kadar az ve çarpıtılmaya maruz kalarak değersizleştirilen başka bir kavram olmasa gerek. Yani sözü çok; özü az bir kavram ile karşı karşıyayız. Asr-ı saâdet olarak nitelendirdiğimiz Hz. Peygamber (sas) ve onun güzide ashâbının yaşamlarıyla renklendirdikleri dönemin temel yapı taşının, kurucu değerlerinin esasının adâlet olduğunu söylersek, sa¬nırım abartmış olmayız. İslâm tarihinin ilerleyen dönemlerine baktığımızda da siyasî, hukukî ve top¬lumsal hayatta adâletin hakkı ne kadar teslim edilmişse, ona ne kadar değer ve¬rilmiş ise hem dinî hem de sosyal ha¬yatta o derece müreffeh ve rıza-i İlahîye muvafık uygulamaların ortaya çıktığına şahit olmaktayız. Esasen şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki: Gerek tecrübe edilmiş İslâm tarihi, gerek¬se günümüzde âlem-i İslâm'ın yaşadığı buhranların ana nedeni "adâlet"in hakkı¬nın tam olarak verilmeyişi ve onun tesis etmek istediği nizamdan uzaklaşmaktır. İnsanın yaşamını devam ettirmesi için olmazsa olmazı olan kuvve-i aklîye, kuv¬ve-i şehevîye ve kuvve-i gadabîye ola¬rak adlandıran ruhun bu üç kuvvesi/ gücü, Cenab-ı Hâk tarafından fıtrî bir sınırlamaya tabi tutulmamış, imtihanın bir gereği olarak insanın özgür iradesi¬nin kontrolüne verilmiş. Dolayısıyla bu duygular/kuvveler mutedil bir şekilde dengede tutulmadığı taktir de -hikmet, iffet ve şecaat değerleriyle ortaya çıka¬rılmadıklarında- ifrat ve tefrit halleriyle pek çok zulümlere imza atabilmektedir. İşte bu temel duyguların/kuvvelerin her üçünün de kâmil bir surette dengeye ka¬vuşturulmasının en önemli vesilesini, alimlerimiz "adâlet" olarak tanımlamış¬lar. Bu mutedil/adilâne noktaya da beşer ancak ilahî bir dokunuş ve nebevî bir rehberlik ile ulaşılabileceği de her türlü izahtan varestedir. Hz. Peygamber (sas) ve ashâbının adîl hayatları bu iddiamı¬zın yaşayan delilleridir. Kendi kızlarını diri diri gömmek noktasında hiç bir vic¬danî, ahlakî ve dolayısıyla adîl bir yak¬laşıma sahip olmayan bir zihnin/kalbin, İslamlaşma sonrasında karıncanın hakkı noktasında bir ızdırap duyuyor olmasını başka nasıl açıklayabiliriz ki!? İnsanlığın ve dahi âlem-i İslâm'ın bu yeni yüzyılda başlarına gelen büyük felaketler ve gelmesi muhtemel ağır imtihanlardan yegâne kurtuluşun, tüm olaylara ve ol¬gulara göstereceği adîlâne yaklaşımlar sayesinde olacağı muhakkaktır. Bu sayımızda kimleri ağırlıyoruz? "İslâm'ın temeli adâlet" serlevhasıyla çı¬kan bu sayımızda Mustafa Fayda, Şadi Eren ve Muhammed Emin Yıldırım ho¬calarımızın "adâlet" kavramını çeşitli yönleriyle ele alan birbirinden değerli yazıları yer almakta... Bunun ile birlik¬te bu sayımızdan başlamak üzere kapak bölümünde siyer alanında araştırma ya¬pan genç kalemlere de yer verdik. "Hz. Peygamber'in getirdiği mesaj ve pratik¬lerinde adâletin yeri nedir ve yansıma¬ları nelerdir?" sorusuna Ali Rıza Demir¬can, Kasım Şulul, Yusuf Ziya Keskin ve Ejder Okumuş hocalarımızın verdikleri cevaplar ile dosya konusunu değerlen¬dirmeye çalıştık. Casim Avcı, Levent Öztürk, Mahmut Ka¬rakış, Abdullah Kara ve Ahmet Mercan hocalarımızda da bu sayımızın çeşitli disiplinlerine katkıda bulunan değerli kalemler arasında yer almaktadır. Rabbim, bizleri "Ah! mine'l-adâlet" nidala¬rıyla inleyen, adâlete hasret gönüllerden değil, onu hayatının her alanında yaşa¬yarak hakkını bi-hakkın teslim eyleyen kullarından eylesin inşallah. Selam ve dua ile...ALIŞVERİŞ
ÖDEME
İADE
HIZLI KARGO
DESTEĞİ

1998'DEN BERİ AYNI ÖZEN
Yayınevinden elimize ulaşan her kitabı, kapınıza çıkmadan önce tek tek kontrol edip özenle sarıyoruz. İsterseniz kitabınıza küçük bir not iliştirerek hediyenizi daha da anlamlı kılabilirsiniz.
Detayları İnceleTESLİMDE VE İADEDE GÜVENCE
Siparişiniz kargoya verildiği andan itibaren sistem üzerinden anlık takip edilebilir; aynı gün kargo ayrıcalığı sizi bekliyor. Üründen memnun kalmazsanız iade hakkınızı kullanabilirsiniz.






































